• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Fantastik Kütüphane

 JOANNE KATHLEEN ROWLING

 

Joanne Kathleen Rowling

 

Web Sitesi: http://www.jkrowling.com/en
Joanne Kathleen Rowling Biyografi:
'J.K. Rowling', 31 Temmuz 1965'te Chipping Sodburry, İngiltere'de doğdu. Ailesiyle birlikte Bristol'e, daha sonra da Chepstow'a taşındı. Liseyi Wyedean Comprehensive'de okudu. Exeter Üniversitesi'nde, bir yıllık Fransa'da okuma da dahil olmak üzere, Fransızca ve klasik edebiyatlar okuduktan sonra Londra'ya yerleşerek araştırmacı ve çift dilli bir sekreter olarak Amnesty International'de çalışmaya başladı. İlk Eserini "tavşan" adlı kitapla 6 yaşındayken yayınlamıştır. Ama onun hayatını değiştiren eseri Harry Potter'dir.

Joanne Rowling'in ismini Joanne Kathleen Rowling'e değişme sebebi, ilk kitabı yayınlayan "Blommsbury"'in korkusudur. Blommsbury; genç erkeklerin, kitabın yazarının kadın olduğunu öğrendiklerinde, kitabı okumamak istemesinler diye ismini erkek ismine benzetmek için "J.K. Rowling" şeklinde kullandı. Küçükken herkes onu "Jo" diye çağırırdı sadece birisi ona cok kızgınken "Joanne" derdi. Kathleen kendisine verilen ikinci ad olmamasına rağmen Rowling, büyük annesinin onuruna bu adı almıştır

Bu sırada, Rowling'in aklında bir büyücülük okulunda okuyan bir çocuğun hikayesi vardı. Rowling, 4 saat rötarlı bir Manchester-Londra tren yolculuğu sırasında bu hikaye üzerinde yoğunlaştı ve yolculuk sonunda Harry Potter ve Felsefe Taşı kitabının temel hikayesi ve karakterleri aklının bir köşesinde duruyordu. Rowling, öğle aralarında hikayeyi kağıda dökmeye başladı.

Rowling daha sonra Portekiz'e taşınarak burada İngilizce öğretmenliği yapmaya başladı. 16 Ekim 1992'de Portekizli televizyon gazetecisi Jorge Arantes'le evlendi ve 27 Temmuz 1993'te ilk çocuğu Jessica Rowling Arantes'i dünyaya getirdi. Çift 1995 yılında ayrıldı.

Aralık 1994'te Rowling ve kızı, kız kardeşine daha yakın olmak için Edinburgh'a taşındı. Tek geçim kaynağı işsizlik maaşı olan Rowling, ilk kitabını burada şimdi bir Çin lokantası olan Nicolson's Café'de tamamladı. Rowling aynı zamanda Edinburgh Üniversitesi'nde bir yıllık bir yüksek lisans diploması için okudu ve 1996 yılında buradan mezun oldu.

Rowling'in Harry Potter serisi tüm dünyada 400 milyon kopya satarak hem kitabı hem de yazarını büyük bir üne kavuşturdu. Eser, çocukların gözünden alabildiğine engin bir hayal dünyasına seslendiğinden son derece büyük bir ilgiyle okundu ve bir anda çok satan kitapların en başına yükseldi. doğal olarak yazar Rowling' de kitaptan edindiği 1 milyar doları aşan servetiyle bir kitap yazarak dolar milyarderliğine çıkan ilk kişi oldu ve Rowling aynı zamanda İngiltere'nin en zengin kadını ünvanını elde etti.

Rowling'in kitaplarından edindiği büyük başarısının yanında aile yaşantısı da her zaman istediği düzeyde. 26 Aralık 2001'de Rowling, Pertshire'daki evinde küçük bir törenle Neil Murray adında bir doktorla evlendi. Rowling, 23 Mart 2003'te David Gordon Rowling Murray adını verdiği ikinci çocuğunu dünyaya getirdi. Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı kitabını kocası Niel'la çocukları Jessica ve David'e ithaf etti. 23 Ocak 2005'te Rowling, Mackenzie Jean Rowling Murray adını verdiği üçüncü çocuğunu dünyaya getirerek üç çocuk sahibi olma hayalini gerçekleştirdi. Rowling, Harry Potter serisinin altıncı kitabı Harry Potter ve Melez Prens adlı kitabı kızı Mackenzie'ye ithaf etti.
Joanne Kathleen Rowling Hayatını Anlatıyor...
Annem ve babam Londra'lıydılar. İkisi de 18 yaşındayken King Cross istasyonundan kalkan trenle Arbroath'a (İskoçya'da) seyahat ederken tanışmışlar. Babam Kraliyet Donanması'na; annemse W.R.E.N.s'e (donanmanın kadınlardaki eşdeğeri) [WREN atıkların geri dönüşümüyle enerji elde elde edilmesiyle ilgili bir çevre örgütü.] katılmaya gidiyormuş. Annem babama üşüdüğünü söylemiş, babam da ona montunu paylaşabileceklerini söylemiş. Bu olaydan sadece 1 yıl sonra, 19 yaşında evlenmişler.

İkisi de ordudan ayrılmış ve İngiltere'nin batısına, Bristol'ın taşra kesimine taşınmışlar. Annem beni 20 yaşında doğurmuş. Şişman bir bebekliğim varmış. "Felsefe Taşı"ndaki "Değişik renklerde püsküllü şapkalar giymiş bir plaj topu gibi görünen" tasviri benim küçüklük resimlerim için de söylenebilir.

Küçük kız kardeşim Di, benden 1 yıl 11 ay sonra doğdu. Doğduğu gün; benim en eski hatıram ya da hafıza bankamdaki en eski veri, her neyse işte. Kesinlikle hatırladığım bir şey varsa o da ben mutfakta oyun hamuruyla oynarken babamın odaya hızla gelip gitmesi, annem doğum yaparken yanına girip çıkmasıdır. Bunu benim uydurmadığımı biliyorum çünkü daha sonra annemle detayları gözden geçirdim. Bir de aklımda babamla el ele tutuşarak yatakta yatan gecelikli annemin yanında yatan, kafası tamamen saçlarla kaplı, 5 yaşlarında görünen, çırılçıplak ve parlayan kardeşimi görmeye gidişimizin çok canlı bir görüntüsü var. Tamamen geride bırakmış olduğum bu çocukken edindiğim acayip ve yanlış anıya rağmen, bu düşüncelerim o kadar baskın ki ne zaman kardeşim Di'nin doğumunu düşünsem aklıma gelir.

Di koyu kahverengi-neredeyse siyah- saçlara sahipti ki hala öyle ve ayrıca koyu kahverengi, aynen anneminki gibi gözleri vardı. Benden daha güzeldi ve hala öyle. Buna karşılık olarak, bence, ailem benim zeki olan olduğuma karar verdiler. İkimizin de etiketi konulmuştu. Ben çilli bir plaj topuna daha az benzemeyi ve Di ise -şu an bir avukat- sadece güzel bir yüzden ibaret olmadığının farkına varılmasını istiyordu. Sırf bu yüzden çocukluğumuzun ¾'ünü küçük bir kafese hapsedilmiş iki vahşi kedi gibi kavga ederek geçirdik. Bugün Di, onu yaralamak istemediğim halde, kaşının biraz üstüne isabet eden ve yarılıp da bu güne kadar iz bırakan bir pil yüzünden o yara izini taşımaktadır. Aslında ben onun eğileceğini sanmıştım, ama bu mazeret annemin onu hiç görmediğim kadar çok sinirlenmesine mani olmamıştı.Yaşadığımız çiftliği 4 yaşımdayken terk edip Winterbourne'a, yine Bristol'ın taşra kesimindeki bir yere, taşındık. Artık merdivenli bir çift-temel evde [semi-detached: iki ailenin ortak bir çatı altında, ortak bir duvarla ayrılmış iki evi paylaşması/ÇN] yaşıyorduk. Di ve ben merdivenlerin en üstünden el ele tutuşarak, birbirimizi sarkıtarak ve bütün rüşvetçilik ve şantajcılık oyunlarımızı oynardık. Bunu son derece heyecanlı ve eğlenceli bulurduk. Galiba bu uçurum oyununu en son 2 Noel önce oynamıştık, ama 9 yaşındaki kızım bu oyunu bizim kadar eğlenceli bulmadı.

Kavga etmekten arta kalan çok az zamanda Di ve ben birbirimizin en iyi dostlarıydık. Ona bir sürü şey anlattım hatta bazen durup dinletebilmek için onun üstüne oturmama gerek bile olmuyordu. Genelde bu şeyler bizim de birer karakteri olduğumuz oyunlara dönüşürdü. Ben bu uzun metraj oyunlarda hep patronluk taslayan taraf olurdum ama ona başrolü verdiğim için bir şey demezdi.
Bizim mahallede, bizim yaşlarda bir sürü çocuk ve aralarında soyadları 'Potter' olan bir erkek ve bir kız kardeş vardı. Onların bu soyadlarını hep beğenirdim zaten. Çünkü kendiminkini sevmiyordum: Rowling. İlk hecedeki 'row' bir tartışmadaki gibi değil de bir kayıktaki gibi telaffuz ediliyordu; bu da "Rowling Stone" [ünlü Rock grubu Rolling Stone'a gönderme yapılıyor -Ç.N.]", "Toplu İğne"[Rolling Pin / Rowling Pin -Ç.N.] gibi üzücü şakalara yol açıyordu. Her neyse, çocuk o yüzden basında 'Harry' olduğunu iddia etti. Annesi ayrıca, muhabirlere çocuğun ve benim bir sihirbaz gibi giyindiğimizi söyledi. Bu iddiaların biri bile doğru değil. Aslında o çocuk hakkında hatırladığım tek şey herkesin 70lerde sahip olmak istediği bir 'Chopper' bisikletinin olması ve bir keresinde Di'ye taş atmasıydı, bunun üzerine ben de plastik bir kılıçla kafasına sertçe vurmuştum (Sadece ben Di'ye bir şeyler fırlatma hakkına sahiptim).

Winterbourne'da okulu çok sevmiştim. Çok rahat bir ortamdı, çömlek yapmak, çizim yapmak, öykü yazmak gibi bana çok uygun olan şeylerle dolu birçok anım var. Ancak annemle babamın hep kırsal kesimde yaşama hayali vardı. Bu yüzden son olarak 9. yaşgünüm civarında Galler'e, Chepstow'un hemen dışındaki bir kasaba olan Tutshill'e taşındık.

Bu taşınma en sevdiğim büyüğüm olan ve sonraları ikinci bir başharfe ihtiyacım olduğunda adını aldığım büyükannem Kathleen'in ölümüyle neredeyse tam olarak rastlaştı. Şüphesiz bu ilk büyük kaybım, hiç sevmediğim yeni okulumla ilgili fikirlerimi baştan sona etkilemişti. Okulda tüm gün tahta karşısında oturuyorduk. Sıralara gömülü olan mürekkep oyukları vardı. Benim sıramda önceki yıl oturan çocuğun zannedersem pergelinin iğnesiyle açtığı ikinci bir delik vardı. Belli ki öğretmene görünmeden sessizce çalışmıştı. Bunun büyük bir başarı olduğunu düşündüm ve kendi pergelimle deliği büyütmeye öyle bir giriştim ki, sene sonunda o delikten rahatlıkla başparmağınız geçebilirdi.

11 yaşında gittiğim ikinci okulum Wyedean, Sırlar Odasını ithaf ettiğim ve orijinal Ford Anglia'nın sahibi Sean Harris'le tanıştığım yerdi. O Aynı zamanda araba kullanmayı öğrenen ilk arkadaşımdı ve türkuaz, beyaz araba özgürlük demekti. Artık babamdan arabayı istemem gerekmiyordu ki bu da kırsal kesimde yaşayan gençler için en kötü şeydir. Gençliğimin en güzel anılarından biri de Sean'ın arabasında karanlığa baktığım zamanlardır. O aynı zamanda benim gerçekten yazar olmak istediğimi ilk söylediğim kişidir ve benim bunda başarılı olacağımı düşünen kişidir, o zamanlar bunu ona söylemesem de bu benim için çok şey ifade ediyordu.

Gençliğimde olan en kötü şey annemin hastalanmasıydı. 15 yaşımda anneme bir beyin-omurilik hastalığı olan Multipl Skleroz teşhisi konuldu. Multipl Skleroz teşhisi konulan çoğu insanın arada düzelme (remisyon) dönemleri (bir süre için hastalığın ilerlemesi durur, hatta düzelme bile olur) geçirmesine rağmen, annem şanssızdı; teşhis konulduğu andan itibaren yavaşça ama durmadan kötüye gitti. Sanırım birçok insan derinlerde annelerinin çok dayanıklı olduğunu düşünür; onun tedavisi olmayan bir hastalığa yakalandığını bilmek çok korkunç bir şoktu ama ondan sonra bile teşhisin ne anlama geleceğini tam olarak anlayamamıştım.

1983'de okuldan ayrılıp İngiltere'nin güney kıyısındaki Exeter Üniversitesinde çalışmaya başladım. Bir hata yaparak Fransızca okudum; "İngilizce'ye ne yararı olacak" diye düşünmeme rağmen modern dilleri öğrenmenin "yararlı" olduğunu düşünen anne-babama boyun eğmiştim ve aslında prensiplerime bağlı kalmalıydım. Öbür taraftan da Fransızca çalışma kursunun bir parçası olan Paris'te 1 sene yaşamamı sağladı. Üniversiteden ayrılınca Londra'da çalışmaya başladım; en uzun işim, insan haklarını kötüye kullananlar karşıtı kampanyalar düzenleyen Amnesty International organizyonuydu (Uluslararası Af Örgütü). Ama 1990'da erkek arkadaşımla Manchester'a taşınmaya karar verdim. Bir hafta sonu kiralık ev aradıktan sonra kalabalık bir trende tek başıma Londra'ya dönerken Harry Potter fikri aklıma geliverdi.

6 yaşımdan beri sürekli yazmama rağmen daha önce hiç bir fikir beni bu kadar heyecanlandırmamıştı. O an büyük hayal kırıklığıyla fark ettim ki yanımda hiç kalem yoktu ve birinden istemek için çok utangaçtım. Ama şimdi bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyorum çünkü sadece oturup 4 saat (rötarlı tren) boyunca düşündüm ve tüm ayrıntılar kafamda oluştu; bu sıska, siyah saçlı, gözlüklü ve büyücü olduğunu bilmeyen çocuk giderek daha gerçek gelmeye başladı. Belki o zaman bu fikirleri kağıda dökecek kadar yavaş düşünseydim bazılarını bastırmış olabilirdim (buna rağmen bazen tembelce düşünüyorum acaba elime kalem almadan önce o yolculukta düşündüğüm ne kadar şeyi unuttum diye).

Hemen o gece Felsefe Taşı'nı yazmaya başladım ama ilk birkaç sayfasının biten kitapla benzerliği yoktu. Şimdi giderek farklı yönlere giden ve Harry'nin sadece birinci sınıf değil de kalan okul kariyeri ile ilgili düşüncelerin de bulunduğu giderek kalınlaşan el yazılarımı alıp Manchester'a taşındım. 30 Aralık 1990'da benim ve Harry'nin hayatını tümüyle değiştirecek bir şey oldu; annem öldü.

Korkunç zamanlardı. Babam, Di ve ben mahvolmuştuk; sadece 45 yaşındaydı ve biz- büyük ihtimalle bu düşünceyi kaldırmayacağımız için- hiç bu kadar genç öleceğini düşünmemiştik. Göğsümde kocaman bir kaldırım taşının oturduğu hissini ve kalbimdeki gerçek acıyı hatırlıyorum.

Dokuz ay sonra ümitsizlikten kurtulmak için Portekiz'e gittim ve orada dil enstitüsünde İngilizce öğretmeye başladım. Giderek kalınlaşan notlarımı da aldım ve yeni işimin (öğleden sonra ve akşam ders veriyordum) annemin ölümünden beri çok değişen romanımı yazmam için zaman bırakacağını umuyordum. Şimdi, Harry'nin ölmüş ebeveynleri için hissettikleri çok daha derin, çok daha gerçek olmaya başlamıştı. Portekiz'deki ilk haftalarımda Felsefe Taşı'ndaki en sevdiğim bölümü yazdım: Kelid Aynası.

Portekiz'den kolumun altında bitmiş bir kitapla döndüğümde umutlarım vardı. Aslında daha da iyi bir şey de vardı: Kızım. Bir Portekizliyle tanışıp evlendim; evliliğin yürümemesine rağmen bana hayatımdaki en iyi şeyi verdi. Jessica ve Ben tam 1994 Noel'inde kız kardeşim Di'nin yaşadığı Edinburgh'a geldik.Tekrar öğretmeye başlamak istedim ama biliyordum ki eğer kitabı yakında bitiremezsem, tüm gün öğretmenlik, tüm ders planları ve küçük bir kız çocuğunun tek başına bakımı kitaba zaman bırakmayacaktı. Bunun üzerine deli gibi işe koyuldum, kitabı bitirmeye, en azından basılması için çalışmaya başladım. Jessica ne zaman çocuk arabasında uyumaya başlasa en yakın cafeye koşar deli gibi yazmaya başlardım. Neredeyse her akşam yazdım. Sonra hepsini daktiloya ben geçirmek zorundaydım. Bazen kitaptan onu severken bile gerçekten nefret ettim.
Sonunda olmuştu. İlk üç bölümü plastik bir dosyaya koyarak bir ajansa yolladım; onlar da o kadar hızlı geri yolladılar ki, dosyanın gittiği gün geri yollamış olmalılar. Ama ikinci ajans bana yazının devamını okumak istediklerini belirten bir yazı yolladı. Bu gelmiş geçmiş tüm yaşantım boyunca aldığım en güzel mektuptu ve sadece iki cümle uzunluğundaydı.

Yeni acenta temsilcim Christopher'ın yayınevi bulması bir senesini aldı. Çoğu geri çevirdi. 1996'nın Ağustos'unda Christopher beni aradı ve Bloomsburry'nin bir teklifi olduğunu söyledi. Kulaklarıma inanamadım. 'Sen kitabın yayınlanacağını mı söylüyorsun?' diye sordum epey aptalca. 'Kesinlikle basılacak mı?' Telefonu kapattıktan sonra çığlık atıp havaya sıçradım, mama sandalyesinde oturan ve çay keyfi yapan Jessica büyük bir korkuyla bana baktı.

Ve muhtemelen daha sonra ne olduğunu biliyorsunuz.
Joanne Kathleen Rowling'in Ödülleri ve Yazar Hakkında Yapılan Haberler:
Fransa fantastik roman dizisi Harry Potter’ın yazarı J.K. Rowling’e Legion d’Honneur ödülü verdi
PARİS -Ünlü fantastik roman dizisi Harry Potter’ın yazarı J.K. Rowling’e Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından birinci dereceden "Legion d’Honneur" nişanı verildi.

Elisee Sarayı’nda düzenlenen törende ödülünü Sarkozy’nin elinden alan İngiliz yazar Rowling, "ödüle gerçekten layık olduğumu söyleyemem, ama benim için kişisel bir anlamı var" dedi. Büyük büyük babalarından birinin 1. Dünya Savaşı’nda Fransız ordusunda savaştığını ve Verdun Muharebesi’ndeki cesareti nedeniyle 1924’de aynı nişanı aldığını belirten Rowling, "bunun ailesinin aldığı ikinci Legion d’Honneur nişanı" olduğunu söyledi.

Rowling ayrıca Fransız okuyucularına, Harry Potter serisinin baş kötü karakterine bir fransız ismi, "Voldemort" ismini vermesi nedeniyle kendisine kızmadıkları için teşekkür etti. "Bir Fransız dostu olarak taşıdığım Fransız kanından her zaman gurur duydum" diyen Rowling, romandaki baş kötü karakter için hem güç, hem de egzotizmi çağrıştıran bir isim seçmek istediğini belirtti ve "Voldemort yüzde yüz İngilizdir" diye konuştu.

Konuşmasını akıcı bir Fransızca ile yapan Rowling, aralarında çocukların da bulunduğu dinleyicilerden Fransızcayı aksanlı konuştuğu için özür dilerken, bir zamanlar İskoçya’da Fransızca öğretmenliği yaptığını da hatırlatmayı ihmal etmedi. Sorkozy ise nişanı vermeden önce yaptığı konuşmada, Rowling’e yazdığı uluslararası üne sahip Harry Potter serisi ile gençlere ve çocuklara yeniden okuma zevki aşıladığı için takdirlerini sundu.
Sarkozy, "genç insanlara okuma zevkini yeniden tatma imkanı verdiniz. Sizin sayenizde, okumanın bir ceza değil, bir mutluluk kaynağı olduğunu anladılar" dedi.

2003 yılında serinin "Harry Potter ve Zümrüdü Anka Yoldaşlığı" adlı 5. cildi, daha Fransızcaya çevrilmeden, Fransa’da en çok satan kitaplar listesinde birinci olan ilk İngilizce kitap olmuştu. 


‘Çocuk büyücü karakter’ Harry Potter’ın yaratıcısı, yazar Joanne Kathleen Rowling, İspanyolların Nobel’i olarak kabul edilen ‘Asturias Prensi Barış Ödülü’ne layık görüldü.    
11 Eylül 2003 —  Geçen yıl İsrailli ünlü şef ve piyanist Daniel Barenboim ve Filistinli akademisyen Edward Said’e verilen ödül, bu sene Harry Potter’ın yaratıcısı, yazar Joanne Kathleen Rowling’e verildi. Rowling, kitaplarıyla çocukların yaratıcılığını kamçılayarak uluslararası uyumu teşvik ettiği için diğer 37 aday arasından sıyrılarak ‘Asturias Prensi Barış Ödülü’nün sahibi oldu.
Ödülü veren vakıftan yapılan açıklamada, Rowling’in 5 kitaplık Harry Potter serisinin, çocukların iyi ile kötüyü ayırt etmesine, yardımlaşma ve bağlılığı anlamasına yardımcı olduğu belirtildi.
Ödül her yıl, “adaletsizlik, yoksulluk, hastalık, cehalet ve ‘özgürlüğün korunması’ mücadelesine katkıda bulunan” kişi ya da gruplara veriliyor.
J.K.Rowling’in 50 dile çevrilen kitapları 200 milyondan fazla satıldı.
‘Barış Ödülü’, senelik olarak dağıtılan 8 Asturias Prensi ödülünden biri .
Rowling, ödülle birlikte 50 bin Euro ve Katalan sanatçı Joan Miro tarafından yapılan bir heykelin de sahibi olacak.
Ödüller her sonbahar, Oviedo şehrinde Asturias Prensi Felipe adına verilmekte.
Barış ödüllerinin geçmiş sahipleri arasında, Ürdün Kralı Hüseyin ve müzisyenler Yehudi Menuhin ile Mstislav Rostropovich de bulunuyor.
Ödül geçen yıl Ortadoğu’da barış için yaptıkları çalışmalardan dolayı İsrailli ünlü şef ve piyanist Daniel Barenboim ve Filistinli akademisyen Edward Said’e verilmişti. 



Rowling, son Harry Potter kitabı Harry Potter ve Ölüm Yadigarları’nın Fince çevirisinin yerli kağıtlara basılmasını engelleyerek, onun yerine çevre dostu kağıtlara basılmasını sağlamak için Finlandiya’daki yayın evine talepte bulundu.
Finlandiya, dünyanın en büyük kağıt üreticilerinden ama Rowling yine de kitabın çevre-dostu kağıtlara basılmasını istedi.
Diğer Fince Harry Potter kitapları geri-dönüştürülmüş kağıtlara basılmışken, bu sefer Rowling FSC (Forest Stewardship Council-Orman Yönetim Kurulu) standardına göre sertifika almış kağıtlarla basılmasını istiyor. 


J.K. Rowling Edinburgh Award tarafından kendisine şehre katkılarından dolayı ödül verildi. Rowling ödülü alırken şunları söyledi:

“Bu ödülü almak benim için gerçek bir onur çünkü Harry yedi kitap boyunca pek çok saat boyunca buradaki kafelerde evrildi ayrıca Edinburgh benim evim gibi.”

“Onbeş yıl önce buraya taşındığımdan beri hem kişisel hem de iş hayatımda çok fazla şey oldu, bu yüzden bu ödülü almak benim için özel bir anlama ve öneme sahip.”



İngiliz Edebiyatı Ödül töreni'nin kuşkusuz en önemli ödülü de J.K. Rowling'e verildi. 'Yaşam boyu onur ödülü' alan Rowling, ödülünü yayımcısı Mark Huthinson'la paylaştı.


J.K. Rowling La Fondation Émergence isimli Kanada’da faaliyet gösteren ve bir dernek tarafından Homofobi karşıtı düşüncelerini ve Dumbledore karakterinin seksüel tercihini ifade ettiği için ödüle layık görüldü.

J.K.Rowling, yeni kitabının gelirini bağışlayacak...
“Harry Potter” serisinin yazarı J. K. Rowling, yedi kitaplık serinin ardından Ozan Beedle Hikayelerini yazdı.
“Harry Potter” serisiyle dünyanın en zengin yazarı unvanını kazanan Rowling, “The Tales of Beedle the Bard” adlı kitabından elde edilecek geliri, eş kurucusu olduğu, Doğu Avrupa’daki yardıma muhtaç çocuklara yönelik “Children’s High Level Group” adlı vakfa bağışlayacak.
Serinin son kitabı olan “Harry Potter ve Ölüm Yadigarları”nda, beş masalın yer aldığı yeni kitaptan söz edilmişti. Bu durum, zaten çok satılması beklenen kitabın okuyucular tarafından daha da heyecanla beklenmesinde etkili oluyor. “Harry Potter” serisinden karakterler ve hikayelere gönderme yapılan kitapta, seride netleşmemiş bazı olaylara da açıklık getiriliyor.

Kitabın Rowling’in el yazısıyla yazdığı nüshalarından biri geçen yıl müzayedede 4 milyon dolara satılmıştı. Kitabı alan sanal kitapçı Amazon, koleksiyonerler için her birini 100 dolardan satacağı 100 bin adet özel baskı hazırlıyor.

Kitap Ocak ayında Türkiye’de satışa sunuldu.

NTV Haber



Rowling saniyede 5 sterlin kazanıyor...
Forbes dergisi geçen senenin ençok kazanan yazarlarını açıkladı. Buna göre saniyede 5 sterlin kazanan Harry Potter`ın yazarı J.K. Rowling listede birinci sırada yer aldı. Rowling, Forbes dergisi geçen senenin ençok kazanan yazarlarını açıkladı. Buna göre saniyede 5 sterlin kazanan Harry Potter`ın yazarı J.K. Rowling listede birinci sırada yer aldı. Rowling, `Harry Potter`ı anlattığı romanlarından ilkini 1997 yılında yazdı. Haberde, Rowling`in geçen yıl 300 milyon dolar kazandığına dikkat çekildi. Rowling`in `Harry Potter` serisi 67 dile çevrilerek, 400 milyon adet sattı. Yalnızca, geçen yıl piyasaya sürülen bu serinin sonuncu kitabı `Ölüm Yadigarları` 15 milyonu ilk 24 saatte olmak üzere 44 milyon adet satışa ulaştı. Yazarın kitapları beyazperdeye de uyarlandı. Forbes dergisinin en çok kazanan yazarlar listesinde, Rowling`i, geçen yıl 50 milyon dolar kazanan James Patterson, onu da 45 milyon dolar kazanan Stephen King takip etti. Listede 4. sırada 35 milyon dolarla Tom Clancy, 5. sırada 30 milyon dolarla Danielle Steel yer aldı.


Harry Potter romanlarının yazarı J.K. Rowling, bir kez daha böyle bir fantezi roman yazmayacağını söyledi.

Rowling, İskoçya’nın Edinburgh kentinde Alman Der Spiegel dergisine verdiği röportajda, şu sıralar küçük çocuklar için bir masal kitabı yazdığını belirterek, “Artık Harry Potter gibi bir fantezi roman yazma-yacağım. Bunu artık bitirdim. Bu, tüm zamanlar için yeter” dedi.

Milyonlarca hayranının eleştirilerine rağmen bu baskılara boyun eğmeyeceğini ifade eden Rowling, “Ben Harry Potter’ın güzel dünyasını terk ettim ve bu dünyaya bir daha dönmeyeceğim” diye konuştu.

Harry Potter’ın sonunu, roman dizisine başladığı andan itibaren düşünmeye başladığını, buna rağmen dizinin sonunda gözyaşlarını tutamadığını kaydeden Rowling, “Burada Harry ölüme hazırlanıyor. Bunu 10 yıl boyunca düşündüm, ancak yine de kağıda döktüğümde, ona her zaman eşlik ettiğim duygusuna kapıldım. Tabii ki, kurtulacağını biliyordum, ancak o anda ayrılmamız gerektiğinin bilincine vardım” dedi. Harry Potter’ın 7. ve son romanını bir süre bir kasada gizlediğini ve bunun en çok sevdiği roman olduğunu anlatan Rowling, “Dördüncü ve beşinciyle çok uğraştım, bu yedincisi benim için bir kurtuluştu” diye konuştu. Rowling ayrıca, Harry Potter’ın ABD’nin Florida eyaletindeki bir eğlence parkına da konu olacağını, yasal olarak bunu engelleyemediğini belirterek, “Ancak mutlaka güzel bir tesis olacak” dedi.



Brown`u Harry Potter kurtaracak.

Dünyada milyonlarca insanın hayranlıkla takip ettiği Harry Potter serisinin yazarı J.K. Rowling, İngiltere`de hem siyasi hem de ekonomik çöküntüde olan İşçi Partisi`ne 1.8 milyon dolar bağış yaptı. Dünyanın en zengin yazarlarından biri haline gelen Rowling, İngiltere Başbakanı Gordon Brown`un liderliğini yaptığı İşçi Partisi`ni savunurken, Muhafazakar Parti`yi yerdi. Rowling, Brown`un fakirler için çok çalıştığı söyledi.
21.09.2008





0 Yorum - Yorum Yaz

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret120340
Fantastik Kütüphane Search
Özel Arama

 Belgarath